10.Sınıf Geleneksel Türk Tiyatrosu-Meddahlık

1Meddahlık Geleneği ( 10.Sınıf Tiyatro )
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersimizin en güzel konularından biri de Tiyatro konusuydu. 10. Sınıf Tiyatro Konusunu oluşturan en önemli bölüm ise Geleneksel Türk Tiyatrosudur. Geleneksel Türk Tiyatrosunu Sitemizde bölüm bölüm inceleyecek ve en güzel örneklerinden videolar paylaşacağız.

  1. Karagöz 
  2. Meddah
  3. Orta Oyunu
  4. Köy Seyirlik oyunu

MEDDAHLIK NEDİR?

Methedici (övücü), taklitler yaparak Tiyatro sahnesinde ya da dört tarafı açık meydanda halkla göz, göze temas kurmayı becerebilen, canlandırma ve benzetme ögelerinden yararlanarak öykü anlatma sanatına sahip tiyatro oyuncusu ve yönetmenidir.

MEDDAHLIK TARİHİ SÜRECİNDE NASIL GELİŞME GÖSTERMİŞTİR.

Türk Meddahlık sanatının 14 yüzyılda önce sarayda başlayan serüveni, halkın arasına karışmasıyla amacına ulaşmıştır… Şehirden, şehre götürdüğü hikayeleri ve havadisleriyle ayaklı gazete görevini sürdüren Meddahların doğudan gelen Arap kökenli meddahların aksine mukallit yapılarının verdiği kuvvetle halktan aldığı izlenimleri nakış titizliğiyle işleyerek  anlatmıştır.., Tarih içinde kıssahân, şehnamehân ve hayal baz olarak anılması Meddah sanatçılarının yanında taşıdığı sandığın içinde zamanla Kukla ve karagöz ve tel cambazlığı, hokkabazlık gösterilerini de götürmesiyle Tarih içinde tek kişilik seyyar kumpanyaları oluşmuştur.. Bu esvablara uygun son Meddah Rahmetli  Ankaralı Hadi Poyrazoğlu‘dur…

MEDDAHIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR.

Meddahlar  iyi bir ses yapısına, müzik kulağına ( hanende ) iyi bir hafızaya ve sesini ve mimiğini çok iyi kullanan oyuncular  olmalarıdır…

MEDDAH OLMAK İÇİN NASIL BİR EĞİTİM GEREKLİDİR

Eskiden meddah olmanın tek şartı Usta sanatçıların yanında eğitim alan usta, çırak ilişkisiydi.. Şimdi ise geleneksel olarak  meddah olabilmek , bu mesleği sürdüren meddahlar fazla olmadığı için zorlaşmıştır… Bugün için Meddah olmanın tek şartı iyi bir tiyatro eğitimi almaktan geçmektedir. Konservatuvarlarda eğitim alan oyuncuların Meddahlık geleneğini sürdürebilme imkanları olmasına rağmen bu güne kadar birkaç usta hariç denememişlerdir.

MEDDAHLIK TEKNİĞİ VE TAVIRLARI

Meddah öncelikle bulunduğu ortamı ( gösteri yapacağı topluluk ) iyi etüt eder. Ortamın bulunduğu ahaliye onların sorunlarını, acılarını, sevinçlerini konu alan hikâyeleri seçer ve onlara uygun hikâyeleri anlatırdı. Geleneksel meddahların genellikle yanlarında bir bavul muhakkak olurdu.. Bavulunda Zili,tefi , fes ve şapka  çeşitleri, peştamalı, pastavı olmazsa olmazlarıdır.. Yanında taşıdığı bastonu ve bavuldan çıkardığı peştamalı omuzuna atarak genellikle yüksekçe bir sandalyeye oturarak karşısında bulunan seyircilerin teker, teker gözlerinin içine bakarak dikkatlerini toplamak için bastonu güçlü şeklide yere vurarak, hikâyesine başlardı. Hikâyesinin ilk adımında beyit biçiminde geleneksel bir girişle başlayıp, sonucu anlatacağı hikâyeye bağlardı. Önce Hikâyesin içindeki yeri ve kahramanları anlatır, hikâyenin eskiliğinden dem vurarak o güne ilişkin hiçbir kişiye ve olaya atıfta bulunmadığını özellikle vurgulayarak dinleyenlerin kırılmaması için tenzih ederdi. Arkasından hikâyesini coşkuyla anlatır ve anlatımını. Taklit ve tiplemelerle, çeşitli mimiklerle destekler. Meddahların çoğu, klasikleşmiş beyitlerle öykülerine başlarlar.

 Meddah anlatacağı öyküye geçmeden önce  “Haak dostum Haak!” diyerek çoğunlukla şu beyitle öyküye girer “Söyledikçe sergüzeşti verir bezme letafet, Dinle imdi bende-i âcizden hoş bir hikâye” Yaşadıklarını anlattıkça meclise neşe verir. Şimdi âciz kulundan bir hikâye dinle.”

MEDDAHLARIN KULLANDIĞI SEMBOLLERİN ANLAMI VAR MI?

Meddahın en önemli aksesuarı pastavı yada bastonudur. Pastav, zamanı geldiğinde efekt aletidir (kapı vurulması, ayak sesleri, çarpışmalar vs. bununla diğer ele vurularak elde edilir)hem de yerine pastavının yada bastonunun üstüne taktığı şapkasıyla oyunda geçen diğer bir kişiyle konuşuyormuş gibi oynar.

TARİHTEKİ EN ÖNEMLİ MEDDAHLAR

Evliya Çelebi de “Seyahatname”sinde İstanbul, Erzurum, Malatya ve Bursa’da hikâye anlatan birçok meddahın adını saymaktadır. III. Murat’ın “Eğlence” adlı meddahıyla IV. Murat döneminde yetişen Tıfli Çelebi, 19. yüzyılda Aşkî ve Sururî, adları bilinen tarihdeki  meddahların en ünlüleridir. Günümüzde ise  bu mesleği benim dışımda uygulayan sanatçılardan bazıları Mehmet Esin,  Ulvi Alacakaptan, Rauf Altıntak, Ahmet Yenilmez, Münir Canar‘ın yanı sıra büyük usta Erol Günaydın‘dır…

 

SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ: EROL GÜNAYDIN

Aşağıda bulunan Paylaş Bölümünden yazımızı Sosyal Medyanızda paylaşabilirsiniz.

Benzer İçerikler

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.