9. Sınıf Yazılıya Hazırlık Dil bilgisi ( İsimler)

Yazılılara Hazır mıyız gençler? 🙂
Sizler bu ülkenin umudusunuz. Çalışarak her şeyi başaracak zekaya da sahipsiniz unutmayın.

  • Özellikle 1. Dönem 1. Yazılı sınavlarında işinize yarayacak dil bilgisi bilgileridir.
  •  
  • PDF DERS NOTUN SAYFANIN SONUNDA HAZIR İNDİR YA DA SİTEDEN ÇALIŞMANA DEVAM ET.

isimler (Adlar) Konu Anlatımı

Varlıkları ve kavramları karşılayan sözcüklere isim denir.

*Çiçekleri vazoya yerleştirdim.

Bu cümlede “çiçek, vazo” sözcükleri birer varlığı karşıladığı için addır.

*Hüzün ve sevinç bir arada yaşanır burada.

Bu cümlede “hüzün, sevinç” sözcükleri birer kavramı karşıladığı için addır.

Adları çeşitli yönlerden inceleyebiliriz:

 

  1. A) Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar

Tür (cins) Adı: Aynı türden varlıkları karşılayan sözcüklerdir.

şehir, ülke, dil, nehir, kitap, insan…

Özel Ad: Bir tür içinde sadece tek bir varlığı karşılayan sözcüklerdir.

Ankara, Türkiye, İngilizce, Kızılırmak, Çalıkuşu, Ahmet…

            *Eylül, edebiyatımızda ilk psikolojik romandır.

Bu cümlede “roman” sözcüğü, bir yazınsal türü karşıladığı için tür adı; “Eylül” ise roman türünün içinde tek olan bir yapıtı karşıladığı için özel addır.

Şehirlerimiz içinde İstanbul’un ayrı bir önemi vardır.

Bu cümlede “şehir” sözcüğü, bir yerleşim birimini karşıladığı için tür adı; “İstanbul” ise yerleşim birimleri içinde tek olan bir şehri karşıladığı için özel addır.

Not: “Güneş, ay, dünya” sözcükleri, astronomi, coğrafya terimi olarak kullanıldığında özel addır. Diğer kullanımlarda ise tür adıdır.

Mars, Dünya’ya göre Güneş’e daha yakındır.

Bu cümlede “Dünya” ve “Güneş” sözcükleri terim olarak kullanıldığından özel addır.

*O kazadan sonra dünyası karardı.

*Doktor, güneşte fazla kalmamasını istedi.

Bu cümlelerde “dünya” ve “güneş” sözcükleri tür adıdır.

Bazı tür adları, özel ad olarak kullanılabilir.

*Deniz, bugün masmaviydi, (tür adı)

*Deniz, arkadaşlarıyla maça gidecek, (özel ad)

  1. B) Varlıkların Sayılarına Göre Adlar

Tekil Ad: Sayıca bir varlığı karşılayan adlardır.

ağaç, bulut, sevgi, mevsim

Çoğul Ad: Sayıca birden fazla varlığı karşılayan adlardır. Çoğul ad, tekil adlara çoğul eki (-ler, -lar) getirilerek yapılır.

ağaçlar, bulutlar, sevgiler, mevsimler

Topluluk Adı: Çoğul eki almadan, birden fazla varlığın bir araya gelerek oluşturduğu grupları karşılayan adlara denir.

ordu, halk, sürü, kurul, takım, komisyon…

Bir yazar, toplumun sorunlarına sırt çeviremez.

Bu cümlede “yazar” sözcüğü, sayıca bir varlığı karşıladığı için, tekil ad; “sorunlar” sözcüğü, “-ler, -lar” çoğul ekini alarak birden fazla kavramı karşıladığı için, çoğul ad; “toplum” sözcüğü, bir arada yaşayan insanlardan oluşan grubu karşıladığı için, topluluk adıdır.

Not: Bazı adlar, topluluk adı olarak kullanılabildiği gibi, tekil ad olarak da kullanılabilir. Bunları ayırt etmek gerekir.

Meclis, yeni dönem için yarın toplanacak.

Meclis, yarın boyanacak.

Bu cümlelerin birincisinde “meclis” bir grubu karşıladığı için topluluk adı, ikincisinde ise bir yeri, mekânı karşıladığı için tekil addır.

 

  1. C) Varlıkların Oluşuna Göre Adlar

Somut Ad: Beş duyudan en az birisiyle hissedebildiğimiz varlıkları karşılayan sözcüklerdir.

çiçek, ağaç, bulut, ses, hava, koku, rüzgâr…

Soyut Ad: Beş duyuyla hissedemediğimiz; ama var olduklarını kabullendiğimiz kavramları karşılayan sözcüklerdir.

mutluluk, sevgi, akıl, ruh, melek, heyecan, korku…

Her yazar, sevinçlerini, üzüntülerini insanlarla paylaşmak için yapıt ortaya koyar.

Bu cümlede “insan” ve “yapıt” sözcükleri, beş duyudan en az biriyle varlıkları hissedilebildiği için somut ad; “sevinç” ve “üzüntü” sözcükleri, beş duyudan hiçbiriyle varlıkları hisse- dilemediği için soyut addır.

Not: Somut anlamlı bir sözcük, anlam genişlemesi yoluyla soyut anlam kazanabilir.

*Ağacın gölgesinde dinlendik.

*O, her zaman babasının gölgesinde kaldı.

Birinci cümledeki “gölge” sözcüğünün somut anlamlı bir ad olduğunu görüyoruz. İkinci cümledeki “gölge” sözcüğü “ikinci planda kalınan bir durum”u karşıladığı için soyut anlamlı bir addır.

YAPI BAKIMINDAN İSİMLER

Basit Ad:  Yapım eki almamış adlardır. Bileşik ad biçiminde de kurulmamışlardır. Her türlü ad, yalın ad olarak kullanılabilir. Örnek; yaz, güneş, buğday, ak, kent gibi…

 

Birleşik Ad: Bu adlar iki ya da daha fazla adın birleşip kalıplaşmasıyla olur. Tek bir ad gibi kullanılır. Bu tür adlar türlü yollarla yapılabilir. Anlamlar kayar, sözcükler ses kaynaşmasına uğrar. Örnek; aşçıbaşı, anayol, aslanağzı, karabiber, demirbaş, adamotu gibi…

Türemiş Ad: Adın kök ya da gövdesine yapım eki getirilerek ve başka bir sözcük türünün kök veya gövdesine yapım eki getirilerek yeni anlamda bir ad kurulması sonucu elde edilen adlardır. Bunları maddeler durumunda daha önce de göstermiştik. Şimdi örnekleriyle birlikte tekrar inceleyelim.

  1. a) Addan Ad Türetme:Ad kök ya da gövdesini yapım eki getirilerek yeni anlamda bir ad türetmedir. Ad+ek=ad şeklinde formüle edilebilir.
    Örnek; baş+lık, dil+li, göz+cü, insan+cık gibi…
  2. b) Eylemden Ad Türetme:Fiil kök ya da gövdelerine yapım eki getirilerek kalıcı adlar türetmedir. Yalnız burada kalıcı olmayan eylemlik dediğimiz türlerin incelenmesi yerinde olacaktır. Öyle ki, bu geçici adların bir çoğu kalıcı olabilmektedir. Bu nedenle de bunları örneklemek durumundayız. Fiillerden türemiş kalıcı adları şu  şekilde formüle etmek yerinde olur: eylem+ek= ad.
    Örnek; sev+gi, ver+im, yaşa+m.

Geçici adlara örnek:

-mak/mek ekleri ile, “Sizlerle gezmek çok iyi. Buraya iyi yaşamak için gelmiştim. Masanın üzerinde çakmağımı unuttum.”
-ış/-iş ekleriyle; Açılışa bizler gittik. İnişte sizleri göremedik.

-ma/-me ekleriyle; Görüşmede tarafları ikna ettik. Okuması iyi değil.

  1. c) Sıfattan Ad Türetme: Her ne kadar sözcük türlerini adlara dayandırsak da, tüm sözcüklerin kendilerine göre bir takım sınıflandırmalara esas alınmaları doğaldır. Bu nedenle sıfatlar adların bünyesinde de görünseler onları bağımsız ve kendine  özgü kurallar içinde değerlendirmek gerekir. Bu nedenle sıfatlardan ad türetme  yolunu şu şekilde formüle etmek doğru olur: sıfat+ek= ad. Örnekler, gizli+lik, bağlı+lık…
  2. d) Yansımadan Türeme Adlar:Doğa taklidi seslerden yapım ekleri getirilmesi sonucu elde edilen  adlardır. Örnekler; fısıltı, zırıltı, şırıltı gibi

!! YAPI DEYİNCE AKLINA HEMEN “ BASİT, TÜREMİŞ ve BİRLEŞİK gelmeli.”

 

İSMİN HALLERİ (AD DURUMLARI)

Adların cümle içinde diğer sözcük türleriyle veya adlarla olan ilişkilendirilmelerini belirleyen ekler vardır. Bunlara durum ekleri denir. Ancak adların eksiz de bulunmaları mümkündür. Adların cümle içinde bulundukları durumlara  “ad durumları” adı verilir.

Yalın Durum: Adların herhangi bir durum eki almadan cümlede görev almalarıdır. Bu adların cümle içinde özne, tümleç veya belirtisiz nesne olduklarını görmekteyiz.

Örnek;
Bugün  Ahmet kendisine bir ev yaptırdı.

               Özne                          Nesne

Belirtme Durumu: Adın taşıdığı kavramın etkilendiği durumdur. Geçişli eylemi tümleyerek tümcede nesne görevinde bulunur.  Eki -ı,-i,-u,-ü’dür.

Örnek;
Kulaklarına geçmiş kocaman kasketi altında geceyi düşünüyordu.

Yönelme Durumu: Adın belirttiği kavrama dönüş, yöneliş söz konusudur. Bu durum ada -a/-e eklerinin getirilmesiyle sağlanır.

Örnek;
Bu kitapları masaya bırakın. Akşama toplantıya katılacağım.

Kalma (Bulunma) Durumu: İçinde olma bildirir. Bu durum adlara -de ekinin getirilmesiyle anlatılır. Bu ek sesli ve sessiz uyumuna göre çeşitlilik gösterir: -da,-de/-ta, -te. Kalma durumunda bulunan adlar cümlede tümleç kurarlar.

Örnek;
Günün birinde sokakta arabayla gidiyorduk.

En iyi resimler masa altında, koltuk üstünde duruyordu.

Çıkma (Ayrılma) Durumu: İşin, oluşun,hareketin eki alan addan uzaklaştığını gösterir.
Bu ek de sesli ve sessiz uyumuna uyduğundan çeşitlilik gösterir. -dan/-den, -tan/-ten gibi.

Örnek;
Köyün güzelliği de topraktan geliyor.

Kaç defa bu balıktan kendisi de tutmuştu.

İlgi Durumu: Adı, ad ya da ad görevindeki sözcüklere ekleyerek, anlatımın başka bir anlatımla tamamlanmasını sağlar. Bu nedenle bu duruma tamlayan durumu da denir. Bu durum eki -(n)ın/–(n)in  -(n)un  -(n)ün şeklindedir. Bu ek ile ada başka bir ad daha anlamca bağlanmış olur.

Örnek;
Bütün bunlar bir çocuğun başının altından çıkamazdı.

Masanın gözü gereksiz bir sürü kağıtla doldurulmuştu.

Eşitlik Durumu:  Adlara ve ad soylu sözcüklere eklenen bu ek; eşitlik, benzerlik, görelik, karşılaştırma gibi anlamları verir. -ca (-ce, -ça, -çe)
             Örnekler;
               Çocukça işler yaptığını gördük. (eşitlik)
               Aklınca binlerce kişi orada olacaktı.  (Görelik- çokluk)
              Arabayı delice sürmek, insanca davranmak diye açıklanamaz. (karşılaştırma)

 

9.Sınıf İsimler Ders Notu PDF

 

Bizi Sosyal Medya’dan Takip et ve Anında haberin olsun. 

 

Benzer İçerikler

Cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.